Hitit Mitolojisi: Anadolu’nun Kayıp Tanrıları
Mısır Dininin Yetiştirilmesi
Hitit mitolojisi Mısır Dininin M.Ö 12. Yüzyılda Anadolu’ya Getirdiği Yaşam Tarzının Parçasıdır. En eski Hitit kaynaklarına göre, Hittitler Mısırlıların yaşam tarzını ve dini kültürünü kabul etmişlerdir.
Hitit Tanrıları
Hititlerin mitolojisinde, Anadolu’ya has tanrılar taşıyorlar. En büyük ve göksel baştanrı Teshub’dur, kanatlı ve kılıç taşıyan kahramanlık tanrısı olmasından dolayı tüm bölgede tapınılır. Shiva, deniz kıyılarında ve dağlarda sular, tarlalar ve açık alanlar için sağlık ve bereket tanrısı olarak tapınılır. Utu, kentlerin koruyucu tanrısı olarak kabul edilir.
Hitit Tanrı ve Efsanelerinin önerilenleri:
- Kumar Şövalyesi: Kumar Şövalyesi, Kral Alalu’nun Teshub’a karşı geçtiği hikaye. Hikaye 2 bölümden oluşuyor; iki taraf da sinir bozucu testlere maruz kalıyor ve kazanan, yeni baştanrı oluşturuyor.
- Kilise ve Şehir Tanrısı: Hititlerin, kentlerin ve kiliselerin koruyucusu olarak tapınılan Tapu Tanrısı olarak adlandırılan bir tanrının olduğu inancı vardır.
- Kilise ve Kral Tanrısı: Hitit tanrısı Teshub kralı korumak için kutsal bir görev yerine getirmek için çalıştı ve Tapu Tanrısı vasıtasıyla kullanılıyordu.
- Krallar Tanrısı: Krallar Tanrısı, kralların gücünü, üstünlüğünü ve kötülüğünü koruyan ve korumak için dua edilen gizli tanrı oldu.
Hitit Mitolojisine Özgü Dini Gelenekler
Hititler, mitolojilere ve tanrılara dair kutsal ritüeller uyguladılar. Özellikle türbelerde, merkezleriyle bağlantılı tanrıları onurlandırarak gerçekleştirildi. Hititler ayrıca sırtlarında haçlar taşıyan ve bölgeye emirlerini getiren tapu (koruyucu) meleklerine, tılsımlara, heykelere ve dualara inanıyorlardı.
Hitit mitolojisi, Anadolu’nun şu andki kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Hitit halkı günümüze kadar yaşamış büyük bir Anadolu topluluğudur ve onların özgün dini gelenekleri hala çok önemlidir.
Anadolu coğrafyasının köklü kültürleri arasında oldukça önemli bir yere sahip olan Hititlerin mitolojisi, kariyeri çok uzun bir süredir çok az şey anlatmış olsa da, uzun bir araştırma sürecinden sonra, devasa tarihi miraslarının kimliğini çok daha net olarak kavramıştık.
Hititlerin çağlar boyu kültürel mirası, Tanrılarla bağlantılı mitolojik hikayelerden oluşuyor. Tanrıların ve tanrı kadınların karakterleri çok zengin ve farklıydı. Resimlerde görülen iki temel tanrı, büyük baba Tanrı ve nükleer ailesini temsil eden Anıtkabir, Hititlerin tanrıları arasında en ünlüydü.
Anıtkabir’in Hitit efsanesinde oynadığı önemli rol, oğullarının kızı ve oğlu olan çiftin, insan Evreninin yaratılmasını kontrol etmelerine yardımcı olan güç vermelerine dayanıyordu.
Güçlerinin etrafında meydana gelen kötülükleri kontrol altına alıyor olarak, bu iki Tanrı büyük güçleri sayesinde insanların kötülüklerinden koruyabiliyorlardı.
Hitit mitolojisi, Hititlerin hükümdarlarına güç ve asalet vermek için saygınMitiklerin geçmişini de kapsıyor. Hitit mitolojisine göre, tanrılar krallıkların üstroçlarını ve onlara ait inanç sistemlerini arttırmak ve güçlendirmek için özel otoriteye sahiplerdi.
Hitit kültürünün tüm yaşam biçimleri ile kökleri, bu kurallara ve Tanrıların koşullarına sadık kaldılar.
Vefatlar, evlilikler, sadak balletmler ve diğer özel durumlar gibi konularda Hitit talepkarlarından bazı özel sözler bulunuyor. Onlar, Anıtkabir’i ve onun gücünü kullanarak kendi çabalarını desteklemişlerdi.
Hitit mitolojisi, tarihinin en köklü kültürlerinden biri olan Anadolu’nun kayıp tanrılarının kalıntılarının bugüne kadar korunduğunu kanıtlar ve çok özel bir yere sahiptir.